temizlik şirketi ve toplum
bazı işlevselliklerini koruyabilirdi; sıradanlaşükça tüm özellik lerinin içi boşaldı. Capet’lerin durumundan daha açıklayıcı bk örnek yoktur. KraUığın en yüksek düzey soylularını mutlâk adamları olmaya ikna ettilderinde, ashnda, konumları kralm silahlı maiyetindekilerin mudak bağhhklarına hiç uymayan bu toprak şeflerinin içi kaçınılmaz olarak boşaltılmış bir sözleş, meye çok kolayca razı olmalarından başka bir şey elde edebilmişler miydi? Bu, memurlarının bağlıhklarmm yalnızca biat üzerinden sağlayabileceklerine inanan Karolenjler’in yanılsa-malarımn ikinci dereceden bir yinelenmesinden başka bir şey değildi.Bununla birlikte, feodaliteyi ithal eden iki yerde, Fetihken sonra N orman İngilteresi ve Kudüs Kralbğı’nda, et-rim, daha iyi donanımh monarşilerin etkisiyle genel eğüimin-den sapma gösterdi. Kendilerine yapılması gereken tek yeminin, öteki tüm biadara tercih edilen “mutlak” biat olduğunu düşünen krallar, öncelikle, bu şekilde nitelenen biatlan kabul etme tekelini kendilerine sakh tutmak için çalıştılar ve bunda da başardı oldular. Fakat, yetkilerini ymlmzca kendi vasalle-riyle sınırlamak istemediler.temizlik şirketi Tebaaları olan herkes, doğrudan kraldan toprak almamış olsa bile, onlara itaat etmek zorundaydı. Dolayısıyla bu ülkelerde, feodal hiyerarşideki yeri ne olursa olsun, “mudakhk” kavramınm tüm özgür insanların krala karşı zomniu olduğu ve genellikle bir yeminle onanan bağlılığa özgülenmesine yavaş yavaş ahşddı. Böylece, bn “mudak” bağ kavramı, kamu hukukunda suigeneris bir bağlılıl sözleşmesine dönüşerek devlet yapısı içinde güç gruplaşma-larma katkıda bulunmak üzere vasallik ritüelleri sisteminden kopmuş olduğu yerlerdeki ilk değerinden çok az şeyi içinde barındmyordu. Mukadder bir düşüşe maruz kalan eski kişisel bağa karşı uygulanan ilacın etkisizliği açıkça ortadaydı.
“Hizmet etmek” ya da aym anlama gelen “yardım etmek”; “korumak”:temizlik şirketi En eski metinler, silahlı bağlı adamm ve şefinin karşılıklı pkümlülüklerini bu çok basit kavramlarla özetli-TOtlardı. Bu bağ, hiçbir zaman, yukarıda sözü edilen kavram-klâ etkilerinin en belirsiz ve bunun sonucunda da en kapsamlı biçimde dile getirildiği dönemlerdeki kadar güçlü bir biçimde hissedilmedi. Tanımlamak her zaman sınırlamak değil midir? Bununla birlikte, biat sözleşmesinin hukuksal so-Duçlarmı belirleme gereksinimi kaçınılmaz olarak duyuldu. Bu durum, özellikle de bağımlı kişinin yükümlülükleri söz bausu olduğunda geçerbydi. VasaUik, bir kez hane içi hiz-tetkârlığma özgü bağlılığmın mütevazı çemberi dışına çıkarılınca, artık hangi vasal, ilk dönemlerde saflıkla söylendiği gibi, kendisine emredilecek tüm işlerde senyörüne hizmet etme” ^onmluluğunu saygmhğının gereği olarak düşünebüirdi?^°° İJStüne üstlük, bundan böyle çoğu fıeflere yerleşmiş olduğu 'Çİn efendisinden uzakta yaşayan bu kişilerden, her an emre ^^ır olmalarını beklemeye devam edilebilir miydi?
